1. Bu kitabı çok uzun zamandır arıyodum. Baskısı durdurulmuş. Bulamicam diye ümitsizliğe düşmüştüm bile ama en tahmin etmediğim yerde buldum. Getiren görevli çocuğa o kadar coşkuyla defalarca teşekkür ettim ki çocuk ne diceni şaşırdı! Etrafta insanlar bakıyo vs. Güzel bi’ andı. Keyifsiz bi günümü, o andan itibaren inanılmaz mutlu geçirdim bu kitap sayesinde.
Kitap kısaca; bilinçaltı, rüyalar ve semboller, işaretlerle ilgili. Farkında olmadan yarattığımız semboller ve rüyalardaki anlamı, bilinçaltının oyunları ve mesajlar vs. Muhteşem bi kitap. Bu tür şeylerle ilgilenen varsa mutlaka okusun derim. Tabi bunun gibi yine bu konularla ilgili bildiğiniz güzel eserler varsa tavsiye ederseniz de ‘Niye ki?’ demem. :)
Kitapta çok şey var ama Nietzsche’nin bi sözü var onu yazıyorum aşağıya, üzerine biraz düşünün derim.
”Gurur yeterince inatçı olduğunda, bellek ona boyun eğer.”

Yaz ortasından beri ‘Draft’ta unutulmuş post. Bu arada; kitap akıl alıcıydı. Bilinçalıyla ilgineyosanız mutlaka okunması gereken bi’ kitap bu.

    Bu kitabı çok uzun zamandır arıyodum. Baskısı durdurulmuş. Bulamicam diye ümitsizliğe düşmüştüm bile ama en tahmin etmediğim yerde buldum. Getiren görevli çocuğa o kadar coşkuyla defalarca teşekkür ettim ki çocuk ne diceni şaşırdı! Etrafta insanlar bakıyo vs. Güzel bi’ andı. Keyifsiz bi günümü, o andan itibaren inanılmaz mutlu geçirdim bu kitap sayesinde.

    Kitap kısaca; bilinçaltı, rüyalar ve semboller, işaretlerle ilgili. Farkında olmadan yarattığımız semboller ve rüyalardaki anlamı, bilinçaltının oyunları ve mesajlar vs. Muhteşem bi kitap. Bu tür şeylerle ilgilenen varsa mutlaka okusun derim. Tabi bunun gibi yine bu konularla ilgili bildiğiniz güzel eserler varsa tavsiye ederseniz de ‘Niye ki?’ demem. :)

    Kitapta çok şey var ama Nietzsche’nin bi sözü var onu yazıyorum aşağıya, üzerine biraz düşünün derim.

    ”Gurur yeterince inatçı olduğunda, bellek ona boyun eğer.”


    Yaz ortasından beri ‘Draft’ta unutulmuş post. Bu arada; kitap akıl alıcıydı. Bilinçalıyla ilgineyosanız mutlaka okunması gereken bi’ kitap bu.

  2. “The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore” is one of five animated short films that will be considered for outstanding film achievements of 2011 in the 84th Academy Awards ®.

    Film Awards Won by “The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore”
    To date, “The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore” film has drummed up fans all over the world taking home the following awards:
    · Cinequest Film Fest: Best Animated Short
    · Palm Springs International ShortFest: Audience Favorite Award
    · SIGGRAPH: Best in Show

  3. Biraz sinirlerim bozuktu. Kargo’dan da önce yeni çantam ve kitaplarım gelmiş, bi’ sevindim! Sonra da üzerine üç adet vintage gözlük aldım, bi’ rahatladım, bi’ rahatladım. Oh! İyi geldi. 
Kadın dediğin…

    Biraz sinirlerim bozuktu. Kargo’dan da önce yeni çantam ve kitaplarım gelmiş, bi’ sevindim! Sonra da üzerine üç adet vintage gözlük aldım, bi’ rahatladım, bi’ rahatladım. Oh! İyi geldi. 

    Kadın dediğin…

  4. Souad Massi - Ghir Enta

    İş Sanat İstanbul Konseri’nden; 20 Ocak. Harika bi’ konserdi. Ghir Enta bundan daha güzel çalınamazdı, söylenemezdi… Sadece keman eksikti ama ortamın ruhu, sinerji, Souad’ın sürekli gülümsemesi, yumuşak bakışları, olgun ama afacan tavırları ve tabii en önemlisi melek diye bi şey varsa işte bu kadın onlardan biri diye düşündüren ipek gibi sesi.. Çok acaip bi’ konserdi.

    2 saatliğine Satürn’e götürdü bizi. Sonra geldik. Hava çok soğuktu ama şehir daha çok.

  5. reklamalemi:

İşin gerçeği şu ki… 

    reklamalemi:

    İşin gerçeği şu ki… 

  6. Yeni cicilerden…
My Precious

    Yeni cicilerden…

    My Precious

  7. Gümüşlük’teyim şimdilik. Kum üzerinde dolanan topuklu ayakkabılar yok  burda. Müge Gürman’la yapılan güzel sohbetler, Jazz Cafe’de güzel  müziklerle geçirilen saatler var. İki çift laf konuşabileceğiniz kültür  sohbetleri yapabileceğiniz insanlar var. Tatil böyle güzel. Hayatıma  yeni yeni bir sürü şey kattım, onları geliştiriyorum bi yandan. Kişisel  gelişim tatili oluyo ve buna çok ihtiyacım vardı; kendimle konuşmaya,  kendimi dinlemeye…

Gümüşlük Klasik Müzik  Festivali’nde konser olmayan aralığa denk gelmişim, sadece ona çok  üzüldüm. Sonra dün duyduk ki akşam Eklisia’da Burhan Öcal & İlhan  Erşahin konseri varmış. İyi dedik ne ala, gidelim. Rezaletti.  Yuhalamalar vs. Çıktık zaten, hüsran. Bugün daha da şahane bişi öğrendim  ki havasını Souad Massi’ye benzettiğim Birsen Tezer konseri olucakmış  Pazar günü. Şuanda dinliyorum onun huzur dolu sesini. Pazar gelsin  istiyorum onu dinlemek için şu ortamda, hem de gelmesin istiyorum çünkü  tatil geçiyo.
Hayatımı çalışmamak üzerine kurmak istiyorum. Bütün  enstrümanları çalmak, resim yapmak vs hep kendimle uğraşmak, sık sık  Gabon, Filipinler ve İspanya arasında mekik dokumak ve kapitalist  sistemin bardağına bir sürü müsil atmak istiyorum. Ve daha fazlası. Asıl  ironi de; kapitalist sistemden ölesiye nefret eden biri olarak, aşkla  yaptığım işin, bu sistemin en temel parçalarından biri olması… Bazen  bazı şeyler bazı şekilde karışık olabiliyolar işte böyle…

    Gümüşlük’teyim şimdilik. Kum üzerinde dolanan topuklu ayakkabılar yok burda. Müge Gürman’la yapılan güzel sohbetler, Jazz Cafe’de güzel müziklerle geçirilen saatler var. İki çift laf konuşabileceğiniz kültür sohbetleri yapabileceğiniz insanlar var. Tatil böyle güzel. Hayatıma yeni yeni bir sürü şey kattım, onları geliştiriyorum bi yandan. Kişisel gelişim tatili oluyo ve buna çok ihtiyacım vardı; kendimle konuşmaya, kendimi dinlemeye…

    Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’nde konser olmayan aralığa denk gelmişim, sadece ona çok üzüldüm. Sonra dün duyduk ki akşam Eklisia’da Burhan Öcal & İlhan Erşahin konseri varmış. İyi dedik ne ala, gidelim. Rezaletti. Yuhalamalar vs. Çıktık zaten, hüsran. Bugün daha da şahane bişi öğrendim ki havasını Souad Massi’ye benzettiğim Birsen Tezer konseri olucakmış Pazar günü. Şuanda dinliyorum onun huzur dolu sesini. Pazar gelsin istiyorum onu dinlemek için şu ortamda, hem de gelmesin istiyorum çünkü tatil geçiyo.

    Hayatımı çalışmamak üzerine kurmak istiyorum. Bütün enstrümanları çalmak, resim yapmak vs hep kendimle uğraşmak, sık sık Gabon, Filipinler ve İspanya arasında mekik dokumak ve kapitalist sistemin bardağına bir sürü müsil atmak istiyorum. Ve daha fazlası. Asıl ironi de; kapitalist sistemden ölesiye nefret eden biri olarak, aşkla yaptığım işin, bu sistemin en temel parçalarından biri olması… Bazen bazı şeyler bazı şekilde karışık olabiliyolar işte böyle…

  8. Ben neden bilmiyorum -mutlaka biliçaltımda bi açıklaması vardır- burda ilüstrasyonlarımı paylaşmayı sevmiyorum. Ama uzun zamandır blogumda yeller esiyo farkındayım. Esti durup duruken bi tanesini koyim dedim. Öyle işte. Biraz da böyle. Daha çok sen nasıl görür ne anlarsan, o.
Mutsuz bi anımda yaptığımı anlamak için üstün zeka olmaya gerek yok zaten.

    Ben neden bilmiyorum -mutlaka biliçaltımda bi açıklaması vardır- burda ilüstrasyonlarımı paylaşmayı sevmiyorum. Ama uzun zamandır blogumda yeller esiyo farkındayım. Esti durup duruken bi tanesini koyim dedim. Öyle işte. Biraz da böyle. Daha çok sen nasıl görür ne anlarsan, o.

    Mutsuz bi anımda yaptığımı anlamak için üstün zeka olmaya gerek yok zaten.

  9. Dalga geçmişler heralde :/

    Dalga geçmişler heralde :/

    (Source: voilamyscar)

  10. spontane bir twitter muhabbeti…

    ben: böğürtlenler gülerken…

    m: üzümler ağlıyordu.

    ben: üzümler hep ağladı. böğürtenler hep güldü. Pancarlar hep lezzetsizdi. Yaseminler hep güzel koktu.

    m: gazap üzümleri bu yüzden yazılmış.

    ben: hmm… belki de.

    m: asma yaprağında, sardalya tabağımda ağlıyor. Beyaz peynir hüzünlü. Rakı.. Rakıyı hiç sorma. Derdi çok büyük.

    ben: rakı burda daha bi hüzünlü. çünkü ne yaptıysam da sevemedim onu. beyaz peynirse; seviliyor diye mutlu ama… rakızısız… mutsuz.

    m: kavunu duyan yok. Masada eksikliğini hisseden yok. Rakı beyaz peynire bakıyor. Yıllar geçiyor kavun yaşlanıyor.

    ben: kavun ağır, kavun hassas. karpuz var masada. Hep daha kolay, hep daha sevilen. İnsan… İnsan zoru sevmedi hiç.

    m: insan hep dertli. Şerefine kadehim. Kaderimse kadehe bakar durur.

    ben: şerefine kadehim. kaderim kadehin içinde boğulsa da, kadeh boşalır, kader biter. Kader yalan. Kadeh boş.

    m: kadeh bi dolar bi boşalır. Ben neredeyim?

    ben: kadeh mi boşalır dolar, sen mi, ben mi… dolduk mu ki hiç? sandık mı? Yanıldık mı yoksa yanılmak mıydı aslolan? kimdik biz?

    Uzun zamandır yaptığım en güzel muhabbetti. O Bozcaada’da, ben Burgaz Ada’da rakılarımızı yudumlarken, farklı mekanlarda, farklı ortamlarda… ama aynı kafada… spontane… Teşekkürler mel.

  11. REZALET!

    REZALET!

  12. [Flash 9 is required to listen to audio.]

    Calm and warm…

  13. [Flash 9 is required to listen to audio.]

    I am irresponsibly mad for you…

    Not me! Just the song’s beautiful that makes me wanna be mad for someone.